Bilindiği üzere Rusya’ya ait savaş uçağının düşmesi dikkatleri yeniden bölgeye topladı. Savaş uçağının Türk Hava Kuvvetleri tarafından düşürülmeden hemen önce Putin’in İran gezisine göz atmak gerekir. Putin’in İran gezisi ve Hamaney’e Rusya’nın en eski Kur’an’ını hediye etmesi Rusya’nın İran ile ortak stratejisinin ne olduğu sorusunu da beraberinde getirmiştir.
Rusya bölgedeki konjonktürel denkleme aktif olarak İran’ı da dahil etmek istemektedir. İran bu denklemde pasif olarak yer alsa dahi Rusya bu konuda ısrarcı bir tutum sergilemektedir. Öte yandan Rusya bölgedeki enerji koridorundan pay istemekle birlikte Ortadoğu’da elini güçlendirmenin peşinde koşmaktadır.
Ortadoğu’da ki sayılı müttefiklerinden biri olan Esad’ı kaybetme korkusu ve bölgedeki tek üssünü koruma içgüdüsü, Rusya’yı Ortadoğu’da daha fazla sorumluluk alması gerektiğine inandırmıştır. Ayrıca Rusya, bölgedeki ABD destekli unsurların elinin güçlenmesinden de rahatsız vaziyettedir. Rusya, YPG ve PYD gibi örgütleri Amerikan tekelinden çıkarmak istemektedir. Bu nedenle Putin, BM’de ki konuşmasında, Işid karşısında Esad ve Kürtler dışında kimsenin ciddi anlamda mücadele vermediğini dile getirmiştir.
Rusya stratejik manevra alanı sağlamak için Kürt oluşumları ile diyalog halindedir. PYD Eşbaşkanı Salih Müslim’in de Moskova’ya davet edilmesi bir tesadüf değildir. Ancak, ABD tarafından arzulanmakta olan, Akdeniz kıyısına kadar uzanan bir Kürt koridoru hayali, Türkiye ve Rusya’nın arzulamadığı bir olgudur.
Bu kısımda Türkiye ve Rusya’nın çıkarları ortak noktada birleşmesine rağmen iki ülke arasında henüz bu konuda atılmış somut bir adım görünmemektedir. Öte yandan Rusya, ABD’nin Akdeniz’e uzanan Kürt koridoru projesine karşı, tek taraflı bazı adımlar atmış durumdadır. Türkmen dağı operasyonunu bunun bir parçası olarak görmekte bir beis görmemek gerekir.
Rusya’ya göre ABD destekli olan bu oluşumu, bölgede engelleyebilecek tek güç Esad rejimidir. Buna göre Akdeniz kıyısına yakın rejim bölgesinin güçlendirilmesi ve Esad yönetimine karşı zarar verebilecek olan gruplardan bu bölgenin arındırılması gerekmektedir. Böylece ABD destekli olan oluşumların Akdeniz’e açılmasının önüne geçilmiş olacağı gibi, Akdeniz üzerinden petrol ve bilimum ihraç maddesinin lojistiği için Esad ile diyaloga girilmesi sağlanarak Esad’ın yeniden meşruiyet kazanması mümkün olacaktır.
Rusya, bölgede ki çıkarlarına her ne kadar ters olsa dahi stratejik manevra açısından Kürt kartını hazır tutmak istemektedir. Buna sebep olarak Türkiye’nin Rusya’ya karşı olan tutumunun değişeme ihtimalinin Rusya üzerinde yarattığı kaygı gösterilebilir.
SU-24’ün düşürülme krizi ile birlikte Rusya, Türkiye’nin kendilerine karşı tutumunun değiştiğine ikna olmuş durumdadır. Bu krizin ardından Türkiye’yi uluslararası arena da ‘’değerli yalnızlık’’ konumuna sürükleme çabası gösterilmektedir. Böylece Rusya, Türkiye’nin NATO ile bağlantısını zayıflatmak ve kendileri ile daha iyi ilişkiler geliştirmek zorunda ya yol açmaktadır.
Şüphesiz Rusya’nın bu inancı, Türk halkının ekseriyetinin NATO ve ABD’ye bakış açısını Rusya’nın çok iyi bilmesinden kaynaklanıyor. Son yaşanan diplomatik kriz ile beraber Rusya, mevcut Türk hükümeti ile sürdürülebilir bir ilişkisi olamayacağını kavramış haldedir. Bu yüzden Rusya, uluslararası arena da Türk devletinden ziyade Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef alan açıklamalarda bulunmaktadır.
Rusya, Suriye’de ki mevcut koşullar gözetildiğinde, Türk hükümetini yalnızlığa sürüklemek adına Kürt kartını oynayacaktır. Kuzey Suriye’de etkin olan YPG ile diyalog kurularak, IŞİD ile mücadele adı altında YPG’ye hava desteği sağlayacaktır. Ardından YPG’yi Cerablus hattına harekat yapmaya ikna edecektir. Bunun üzerine mevcut Türk hükümetinin kırmızı çizgileri üzerine gidilerek, TSK’nın YPG’ye Cerablus hattında yapacağı olası bir operasyon sonucu, güya IŞİD ile mücadele eden YPG safları ve ona havadan destek veren Rusya’yı zarara uğratan Türk Ordusu imajı sahneye çıkartılacaktır.
TSK’nın yapacağı operasyonun ardından, son zamanlarda gündeme gelen “Türkiye teröristlere yardım ediyor” iddiası körüklenerek parlatılacaktır. Rusya’nın temkinli dış politikası, olaylara karşılık vermeden önce uygulanan politikaları ile Türkiye’yi bir hatanın içine çekmeye çalışacaktır. Rusya, Türkiye’yi gözden çıkarılabilecek ve iyice NATO’nun kucağına itilebilecek bir ülke olarak görmemektedir.
Rusya’nın uçak krizinde Türkiye’ye verdiği tepki duygusaldır. Bunun sebebi Türk devletine güvenmiş olmasıdır. Bundan dolayıdır ki normal bir prosedüre göre bombardıman uçaklarının avcı uçakları ile birlikte uçması gerekirken, bombardıman uçaklarının avcı uçakları olmadan uçmasında bir tehlike görmemiştir.
Son olarak basitçe şunu söyleyebiliriz;Stratejik yanlışları taktik doğrular ile düzeltemezsiniz. ABD Rusya’yı Türkiye ile – Türkiye’yi ise Rusya ile meşgul ederek, her iki ülkenin bölgedeki çıkarlarını bypass etmek istemektedir. Bunu iyi bilen Rusya’nın duygusal tepkiler vermesinin yegane sebeplerinden biri budur.
Yazan: Sinan Şanlıtürk
Rusya’nın Emeli ve Suriye

(Visited 92 times, 1 visits today)
yahudi cumhuriyetleri ve diktalar nasıl kuruldu??????
1917 yılında rusyayı kuruldular…..!!!!!!!!!!!!!!! :)))))))))))
1923 yılında T.C diye bir devlet kuruldu…..:)))))))))
sen harbiden inandınmı? bu devlet*çikler hikayesine?
:)))))